MİLLİ MİRASIMIZA GÜÇLÜ KAPANIŞ: NİĞDE’NİN GENETİK HAZİNESİ GELECEĞE TAŞINIYOR


MİLLİ MİRASIMIZA GÜÇLÜ KAPANIŞ: NİĞDE’NİN GENETİK HAZİNESİ GELECEĞE TAŞINIYOR

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, şehir ve ülke tarımı için tarihi öneme sahip vizyoner bir projenin finaline ev sahipliği yaptı. Genetik Kaynaklar Kulübü tarafından yürütülen ve T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES programı kapsamında desteklenen "Niğde İli Genetik Kaynakları Farkındalık Projesi", düzenlenen görkemli bir kapanış toplantısıyla başarıyla tamamlandı.

Ayhan Şahenk Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Amfisinde gerçekleştirilen kapanış programı; akademi, kamu ve yerel yönetimlerin üst düzey temsilcilerini bir araya getirdi.

Projenin kapanış programına; Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersin Aydın, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şekeroğlu, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zeynep Ünal, Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Karatepe, Bor Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Hakan Demir, Hayvansal Üretim ve Teknolojileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Sibel Canoğulları Doğan, Biyositsem Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burak Şen ile fakülte öğretim elemanları katıldı.

Programa ayrıca İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri temsilcileri, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okul yöneticileri, Genetik Kaynaklar Kulübü üyeleri ve çok sayıda öğrenci iştirak etti.

Kamu kurumları, akademik çevreler ve öğrencilerin bir araya geldiği toplantıda, Niğde’nin genetik kaynaklarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik bilimsel değerlendirmeler ve çözüm önerileri paylaşıldı.

Proje sürecinde sahada aktif destek sağlayan Niğde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Ziraat Odası Başkanlığı ve ilgili ilçe müdürlüklerinin katılımı, kamu–üniversite–üretici iş birliğinin güçlü bir örneğini ortaya koydu.

Prof. Dr. Ayhan Ceyhan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panel ve kapanış oturumunda, Niğde’nin biyoçeşitlilik yapısı ve stratejik önemi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıda, genetik kaynakların envanterlenmesi, korunması ve sürdürülebilir yönetimi konusunda kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Prof. Dr. Ahmet Latif Tek (NÖHÜ), "Genetik Kaynaklar ve Tarıma Kromozomlarla Bakış" başlıklı sunumuyla inovasyonun temelinin genetik olduğunu vurguladı.

Ziraat Yüksek Mühendisi Davut Gür (T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı - TAGEM), bakanlık bünyesinde yürütülen yerli evcil hayvan genetik kaynaklarının korunması, halk elinde ıslah projeleri ve CRYOBANK (dondurarak koruma) faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgiler aktardı.

Esmanur Nergis (Öğrenci Temsilcisi), proje boyunca öğrenci arkadaşlarıyla birlikte sahada yaşadıkları deneyimleri ve gençlerin bu mirasa olan inancını paylaştı.

 

5 İlçede Dev Saha Operasyonu ve Çarpıcı Veriler

Proje kapsamında Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi öğrencileri, teorik sıralardan sıyrılıp Bor, Altunhisar, Ulukışla, Çiftlik ve Çamardı ilçelerinde dev bir saha operasyonu yürüttü.

İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinin destekleriyle 100 yerel üreticiyle birebir anket çalışması gerçekleştirildi. Yapılan saha çalışmalarında ve analizlerde çok çarpıcı sonuçlar elde edildi:

Genetik Bilgi Risk Altında: Katılımcıların %61,6’sının 51 yaş ve üzerinde olduğu belirlendi. Bu durum, geleneksel tarım ve genetik miras bilgisinin acilen genç kuşaklara aktarılması gerektiğini ortaya koydu.

Ata Tohumuna Yoğun İlgi: Üreticilerin %53,1’inin geleneksel ata tohumu kullanmaya devam ettiği görüldü. Ata tohumlarının tercih edilme nedenlerinin başında %57,6 ile tat ve aroma (organoleptik nitelik), %40,7 ile kuraklık ve soğuk gibi çevresel streslere dayanıklılık geldi.

Aladağlar'ın Yüksek Biyoçeşitliliği ve Ur Kekliği: Yapılan saha sunumlarında, Niğde'nin adeta açık hava müzesi niteliğindeki dağ ekosistemlerine ve özellikle Aladağlar'ın dünyaca ünlü zengin biyoçeşitliliğine vurgu yapıldı. Bu muazzam ekosistemin ve yüksek zirvelerin simge türlerinden biri olan, koruma altındaki endemik Ur Kekliği (Tetraogallus caspius) gibi nadide yaban hayatı unsurlarının doğal mirasımızın ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.

Sessiz Çığlık ve Kaybolan Değerler: Dünyada sadece Niğde Bolkar Dağları’ndaki buzul göllerinde yaşayan endemik Toros Kurbağası (Rana holtzi) gibi türlerin üzerindeki biyolojik istila tehdidine dikkat çekildi. Ayrıca bölgede geçmişte bulunan Anadolu Mandası ve Ankara Tiftik Keçisi gibi ırkların artık kalmadığı rapor edildi.

Geleceğe Yön Veren Stratejik Öneriler

Projenin sonunda, Niğde’nin yerel değerleri olan Cevşen Üzümü, Dermason, Çiftehan ve Çamardı kuru fasulyeleri ile Yakacık Karpuzu gibi agronomik değeri yüksek hatlar için coğrafi işaret tescili yapılması gerektiği vurgulandı. En önemli hedef olarak ise üniversite bünyesinde bölge ekolojisine ait tüm endemik türlerin ve ata tohumlarının güvence altına alınacağı bir "Tohum Gen Bankası ve Kriyobanka Modülü" kurulması önerildi.

Proje, gençlerin yerel mirasa sahip çıkarak "Geleceğe taşıma" sözü vermesi ve katılımcılara teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle gurur dolu anlara sahne olarak sona erdi.


Son Güncelleme Tarihi : 05.06.2026